Novel Alem Novel Alem
  • Novel Listesi
  • A-Z Liste
  • Bitmiş Noveller
  • Discord
Gelişmiş
Giriş Yap Kayıt Ol
  • Novel Listesi
  • A-Z Liste
  • Bitmiş Noveller
  • Discord
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol

Bölüm - 318

  1. Ana Sayfa
  2. Zengin Olarak Yeniden Doğmak
  3. Bölüm 318
Önceki Sonraki

[317] Karşılıklı Darbeler 3

“Başkan Yardımcısı Jin Young-ki, yapmaması gereken bir şeyi yapacak kadar aptal biri değil. Ayrıca şu an boş yere sorun çıkarıp kargaşa yaratacağı bir zaman da değil.”

“Sunyang Ad Media’da sorun olmaz, eminim. Ama Sunyang Mulsan kendine zarar veren bir şey yaparken, büyük kurumlar eli kolu bağlı oturmaz ki...”

O kadar saçmaydı ki, ağzımdan boş laflar dökülüp duruyordu.

Şoku zar zor atlattım ve kendime geldim.

Şimdi bunun zamanı değil.

Amcamın ne kadar ileri gittiğini kontrol etmem gerekiyordu. Dışarıya koştuğumu gören Başkan Lee konuştu:

“Bu, karşı tarafın onayı olmadan yapılamayacak bir plan. Biliyorsun, değil mi?”

“Evet. Ben Sejong-ro’yu hallederim, Başkanım siz de...”

“Yeouido’yu ben üstlenirim. Çabuk hareket edelim. Hissedarlar Kurulu Toplantısını iptal ettirmek en iyi yol.”

Sunyang ana binasına döner dönmez Başkan Yardımcısı Jang Do-hyung’u çağırdım.

“Finansal Denetleme Kurumu’na (FSS) adam salın ve Sunyang Mulsan’ın birleşmesini araştırın.”

“Ne? Mulsan’ın birleşmesi mi?”

“Başkan Yardımcısı Jin Young-ki’nin bir şeyler çevirdiğini düşünüyorum. Amacı, Sunyang Ad Media’yı devreye sokarak Mulsan üzerindeki kontrolünü artırmak.”

“Olmaz olsun!”

Kaşlarını çattı ve alnına vurdu.

“Ne var? Başka bir şey mi oldu?”

“Sunyang Ad Media’nın sermaye artırımı yapacağını söylemişlerdi. Borsaya kote bile olmayan, neredeyse özel bir şirketken, ‘Ne kadar da lüzumsuz işlerle uğraşıyorlar’ diye düşünmüştüm...”

“Bu ne zaman oldu?”

“İki gün önce falan. Tekrar kontrol edeceğim.”

Amaçları hisse sayısını çılgınca artırmak. Çünkü o hisse miktarı doğrudan Sunyang Mulsan hissesine dönüşecek.

“Yeouido borsasında dolaşan tüm dedikoduları kontrol edin ve bana detaylı bir rapor sunun. Anladınız mı? Birincil hedefimiz birleşmeyi engellemektir.”

“Emredersiniz, Yönetici Bey.”

Başkan Yardımcısı Jang Do-hyung kararlı bir ifadeyle dışarı fırladı. Ben de bir nefes alıp ahizeyi kaldırdım.

“Sayın Genel Sekreter. Bir çay içelim. O odada. Hemen şimdi.”

***

Cumhurbaşkanlığı Konutu’ndaki (Cheong Wa Dae) Genel Sekreterlere tahsis edilen otel odasına ilk ben geldim ve bekledim. On dakika kadar sonra Ekonomi Genel Sekreteri telaşlı bir tavırla içeri girdi.

“Aman Tanrım, ne kadar korkutucu. Bizim Yöneticimiz neden bu kadar sinirli acaba...”

“Bilmüyordum’ ya da ‘ilk defa duyuyorum’ gibi şeyler söylemeyin. Başkanlık Konutu’ndan gizli yapılabilecek bir iş değil bu. Hayır, belki VIP (Cumhurbaşkanı) bilmiyordur ama en azından siz biliyordunuz.”

“Yoksa Sunyang Mulsan yüzünden mi bu tavrınız?”

“Tahmin ettiğim gibi... İyi biliyorsunuz.”

Ekonomi Genel Sekreteri mahcup bir ifadeyle başını kaşıdı.

“Özel bir şirketin birleşmesini, bizim kalkıp da engelleyemeyeceğimiz aşikâr değil mi?”

“Sunyang Mulsan mahalle bakkalı mı? Piyasa değeri 15 trilyon Won’u aşan bir şirket. Böyle bir şirketin hareket etmesi artık özel alanı aşmıştır. Hükümetin göz yumacağı, hatta aktif olarak destekleyeceği yönünde bir söz almadan, Başkan Yardımcısı Jin Young-ki bu kadar saçma bir işe kalkışacak kadar aptal değil.”

Sorgulayıcı tavrım yüzünden yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Bakın... sinirlenmeye başlıyorum. Henüz gerçekleşmemiş bir birleşme yüzünden beni sorguluyorsunuz... Ben şimdi savunma mı yapmalıyım? Ya da ne yapayım? Genel Kurul’u mı engelleyeyim? Polis gönderip TOMA mı çıkarayım?”

Bu adam haddini aşıyor.

Dört yıla yakın süredir görev değişimi olmadan Başkanlık Konutu’nda bulunmuştu. Muhtemelen bakanlar ve milletvekilleri onu kilit figür olarak görüp kuyruk sallamış, Ekonomi Genel Sekreteri olduğu için büyük şirket patronlarıyla sık sık aynı masaya oturmuştur.

Artık bu adam için holding sahipleri sıradan, büyük şirketler ise her yerde görülen şeylerdi. Artık kimseye kafa eğmemesi belki de doğaldır.

“Sayın Genel Sekreter.”

Bana dik dik bakan adama gülümseyerek karşılık verdim.

“Başkan Yardımcısı Jin Young-ki ile benim aramda sıkışıp kaldığınızı biliyorum. Böyle durumlarda, ‘Hangi tarafı tutsam?’ diye düşünmek yerine, her iki tarafın istediklerini de yaparsınız olur biter. Çıkarlar çatıştığında ise aradan çekilin. Boş yere güç gösterisi yapıp iki tarafı da kurcalamaya kalkarsanız, daha da zor durumda kalırsınız.”

“Ne demek istiyorsunuz?”

“Ah, asıl dikkat etmeniz gereken şey, kendinizi terazinin ağırlık taşı sanmanızdır. Saçma sapan hediye çantası taşıyan Noel Baba taklidi yapmayın; direksiyonu nereye kırarlarsa oraya gidin.”

Şimdiye kadar ona saygılı davrandım ama artık o lüksüm kalmadı. İster saçından tutup sallayayım, ister sakalını yolayım, bu adamı istediğim yöne çevirmem gerekiyordu.

“Yarın, ulusal gazetelerin manşetinde yüzünüzün çıkmasını ister misiniz? İsterseniz televizyonların akşam haberleri de uyar. ‘Cumhurbaşkanlığı süresinin sonunda Başkanlık Konutu’nu zora sokan Ekonomi Genel Sekreteri.’ Gelecek yılki genel seçimlerde, emekliliğine az kalmış Cumhurbaşkanını savunmak için milletvekili rozetini takıp meslek değiştirmek hayaliniz olmalı... Yazık. Sanırım bu hayaliniz suya düşecek.”

“İşe yaramayacak tehditler etmeyi bırakın. Şimdiye kadar iktidarı yenen para gücü olmadı. Eğer biz parmağımızla işaret edersek, Ulusal İstihbarat Teşkilatı (NIS) ve Savcılık hemen harekete geçer.”

“Öyle mi dersin?”

Dudağımın kenarındaki alaycı gülümsemeyi gören adam dudaklarını ısırdı.

“NIS mi? Kurum Başkanının bugün öğle yemeğinde ne yediğini, kiminle yediğini tahmin edeyim mi?”

“Ne?”

“Başkanı, Cumhurbaşkanı atar ama alt kadrolar memurdur. Onlar, bu iktidarla birlikte görevden ayrılacak olan başkandan ziyade, emekliliklerini garanti altına alan OB (Eski Mezunlar) toplantısı olan *Eumji-hoe*'nin (Gölgeler Kulübü) ne dediğine bakar. O Gölgeler Kulübü’nün kimin parasıyla döndüğünü biliyor musun?”

Ekonomi Genel Sekreteri, NIS’e kadar elimi uzattığımı anlayınca dili tutuldu.

“Dünyayı kontrol ettiğini mi sanıyorsun? Görev süresi beş yıllık olan, hatta bunun da sadece bir yılı kalmış bir iktidarın peşine takılacak birileri olacağını mı sanıyorsun? Dünya, güce değil, paraya boyun eğeli çok oldu. Başkanlık Konutu’nda oturduğunuz için bunu kısa süreliğine unutmuşsunuz.”

Hâlâ konuşamayan adama seslendim.

“Bakın, Sayın Genel Sekreter.”

Şaşkın gözleri bana yöneldi.

“Ergenlikte gezmek yerine dişini sıkıp canın çıkana kadar çalışıp Seul Ulusal Üniversitesi’ne (SNU) girdiniz... Ah, biliyorum. Ben de dedemin gözüne girmek için deli gibi çalışıp SNU Hukuk Fakültesi’ne girdim. Öyle bakılırsa siz benim büyüğümsünüz. Neyse, mezuniyet kartını kullanacak değilim...”

Bir bardak su içtim ve ona da bir bardak uzattım.

“SNU’dan mezun olup, Tarzan gibi bir daldan diğerine tutunarak hizmet ettiğiniz kişiyi Cumhurbaşkanı yaptınız ve Başkanlık Konutu’na girdiniz. Kendinizi statünüz değişmiş gibi mi hissediyorsunuz? Dipte sürünürken şimdi dipte emekleyen böcekler gibi insanları izlemek, ağzınızı her açtığınızda gazetecilerin peşinize takılması... Bütün bunlar size ülkenin gerçek güç sahibiymişsiniz gibi hissettiriyor, keyfiniz yerinde mi?”

Ekonomi Genel Sekreteri elindeki su bardağını ağzına götürmeyi unutmuş gibi sadece tutuyordu.

“Peki bu statü yükselişi mi? Eğer statü bu kadar kolay elde edilseydi, neden ona ‘statü’ derlerdi? Statü sadece iki çeşittir: Tek bir sözle karşısındakini lağım çukuruna atabilecek olanlar ve lağım çukuruna düşmemek için emredileni yapanlar. Sizce siz hangisine aitsiniz?”

Artık Ekonomi Genel Sekreterine gerçekliği gösterme zamanıydı.

Akıllı telefonumu çıkardım, hoparlörü açtım ve bir numarayı aradım.

“Sayın Başsavcı. Belgeleri aldınız, değil mi?”

— Evet. Yöneticim. Ama bu sorun yaratmaz mı?

Endişeli bir ses duyuldu.

“Sorun olmaz. İlk ateşi savcılık değil, medya açacak. Savcılık ise hızlı bir soruşturmaya başlama görüntüsünü koruyacaktır.”

Medyanın önce haber yapacağını öğrenince başsavcının sesi hafifledi.

— Anladım. O halde yayını kontrol edip soruşturmayı başlatacağım.

“Sayın Başsavcı.”

— Evet.

“Eğer bir Başkanlık Konutu Genel Sekreteri olduğu için çekinceniz varsa, dosyayı kapatabilirsiniz.”

— Hayır. Böylesine kesin kanıtı örtbas etmek görevi ihmal olur.

Telefonu kapatır kapatmaz bağırdı.

“Ne, ne tür bir belge bu yahu?!”

“Medyanın ve savcılığın çok ilgisini çekecek belgeler. Hafızanı zorla. Neydi acaba? Ah...! Tek bir şey olmadığı için hemen hatırlaman zor olacak, değil mi?”

Karşı karşıya olduğu gerçeği anlayan adam içini çekti ve konuştu.

“Tanrı aşkına, ne istiyorsunuz? Daha önce de söylediğim gibi, Başkan Yardımcısı Jin Young-ki’nin yürüttüğü işi benim durdurmam zor.”

Konuşma şekli de biraz daha saygılı hale gelmişti.

“Yani... VIP (Cumhurbaşkanı) bile onayladı mı?”

“Bilmiyorum. Hangi seviyeye kadar hareket ettiklerini...”

“Büyük bir holdingin birleşmesini Ekonomi Genel Sekreterinin bilmemesi mantıklı geliyor mu size?”

“Gerçek diyorum! Bana verilen tek talimat, olası bir duruma karşı medya brifingi hazırlamam oldu. Benden habersiz dönen işlere merak göstermemem gereken bir yerde olduğumu siz de iyi biliyorsunuz, değil mi?”

“Peki, diyelim ki öyle. Peki ne biliyorsunuz?”

“Ben sadece bir kere ‘Merhaba’ dedim o kadar. Ekonomi Bakan Yardımcısı ile yediğimiz yemekte göründü, ‘Bundan sonra iyi ilişkiler kuralım’ dedi ama başka hiçbir şey konuşulmadı. Ondan sonra da birleşme haberini bize bildirdiler.”

“Başkan Yardımcısı Jin Young-ki bizzat gelip mi ricada bulundu? Yoksa...?”

Bir ricada bulunmak için bizzat yüzünü gösterecek biri değildir. O seviye için Baek Jun-hyuk gibi bir İdari İşler Sekreteri yeterlidir.

“Hayır, Jin Young-jun geldi.”

“Jin Young-jun?”

“Öyle. ‘Artık grup yönetiminden ben sorumluyum’ diye yüksek sesle hava atarak gitti. Bu, devralma ile birlikte ön plana çıkacağı anlamına gelmez mi?”

“Yani bu birleşme konusunda Başkan Yardımcısı Jin Young-ki görünmedi ama Jin Young-jun tek tek herkesi dolaştı, öyle mi?”

“Öyle olsa gerek. Tüm grup hisselerini devredecek olan Başkan Yardımcısı Jin Young-ki, oğlunu yüceltmek için artık kendisinin dişsiz bir kaplan olduğunu bile ilan ediyor.”

Ebeveynlik rolünü üstlenmek için çabalaması ne kadar da dokunaklı.

“Sayın Genel Sekreter.”

“Buyurun.”

“Görünüşe göre söylenti doğru değilmiş.”

“Hangi söylenti?”

“Sizin kilit figür olduğunuza dair söylenti. Kilit figür olup da böylesine önemli bir işe karışamamak eşi benzeri görülmemiş bir durumdur.”

“Bakın bana! Yönetici Jin!”

Sinirlenen adam tekrar bağırdığında elimi hafifçe salladım.

“Sakin olun. İyiliğiniz için söylüyorum.”

“Ne? İyiliğim mi? Gerçekten şaşırtıcı...”

Dilini şaklatan adama gülümseyerek cevap verdim.

“İktidarın sonuna doğru büyük bir iş çevrildi ve siz bunun dışında bırakıldınız. Görünüşe göre VIP (Cumhurbaşkanı) sizinle yol yürümeye niyetli değil, o yüzden iyi düşünün ve taraf değiştirin. Eğer zor durumda kalırsanız istediğiniz zaman bana söyleyin. Elimden geldiğince yardım ederim.”

Adamın yüzü kızardı. Bu, durumu kendisinin de çoktan fark etmiş olduğu anlamına geliyordu.

“Size çok ağır sözler söylediğim için üzgünüm ama anlayış gösterin. Ben de şu an sıkışık durumdayım. Haha.”

Gülümseyerek ayağa kalktığımda, o başını eğdi.

“Hayır, estağfurullah. Ben haddimi aşmıştım. Bu konuyu biraz daha araştıracağım ve yeni bir şey öğrenirsem sizinle hemen irtibata geçerim.”

“Öyle yapın. Ha, bu arada. Arabanızın bagajına birkaç kutu daha koydurdum. İleride çok para harcamanız gerekecek, eksiğiniz olursa istediğiniz zaman arayın.”

Ona bir kez daha derince eğilen adamı bırakıp otelden ayrıldım.

***

“Başkan Yardımcısı Jin Young-ki her şeyi ortaya koyarak bunu elde etmiş. Herkes, eski dostluklarını hiçe sayamadığı için göz yumuyormuş.”

Başkan Lee’nin Yeouido’yu altüst ederek edindiği haberler pek de iç açıcı değildi.

“’Artık bu noktada toparlanmak gerek. Elektronik ve Mulsan şirketlerinin en büyük oğulda kalması bizim memleketimizin hissiyatına daha uygun değil mi?’... gibi şeyler söylemiş. Parçalanmış Sunyang’da çıkan gürültünün onları da rahatsız ettiğini söylüyorlar.”

“Yani... İşi o raddeye getirdi ki, acıma duygusunu bile devreye soktu, öyle mi?”

“Sevmekten daha korkutucu olan şey acımak, şefkat duymaktır. Bu, insanların kendi ceplerini açıp yardım etmek isteyeceği bir duygudur.”

O lanet olası en büyük oğul meselesi, bir de yaşlı başkan yardımcısının yalvarması...

Dünyaya kendi malıymış gibi hükmeden amcamın bu kadar çocukça yöntemlere başvuracağını kim düşünebilirdi?

“Ne kadar ileri gitti de birleşmeden bu kadar emin olabiliyor? En az üç farklı kurumun onayını almadan bu mümkün olmaz ki?”

Başkan Lee birkaç evrak uzattı.

“Öncelikle hisse durumuna göre sınıflandırdım. Kamuoyunu harekete geçirip perakende yatırımcıları birleşme lehine oy vermeye ikna edeceklerdir...”

“Tüm perakende yatırımcıları mı? Bu mümkün mü?”

Başkan Lee beni işaret ederek konuştu.

“Bu senin hatan. Perakende yatırımcıların kütle halinde o tarafa geçmesine zemin hazırlayan sensin.”

Ben mi?

Ne yaptım ki ben?

Önceki Sonraki
  • Novel Listesi
  • DMCA
  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Discord

© 2026 Novel Alem Tüm Hakları Saklıdır.

Novel Alem
Onayı Yönet
En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.
Fonksiyonel Her zaman aktif
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından açıkça talep edilen belirli bir hizmetin kullanılmasını sağlamak veya bir elektronik iletişim ağı üzerinden bir iletişimin iletimini gerçekleştirmek amacıyla meşru bir amaç için kesinlikle gereklidir.
Tercihler
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından talep edilmeyen tercihlerin saklanmasının meşru amacı için gereklidir.
İstatistik
Sadece istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Sadece anonim istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Mahkeme celbi, İnternet Hizmet Sağlayıcınızın gönüllü uyumu veya üçüncü bir taraftan ek kayıtlar olmadan, yalnızca bu amaçla saklanan veya alınan bilgiler genellikle kimliğinizi belirlemek için kullanılamaz.
Pazarlama
Teknik depolama veya erişim, reklam göndermek için kullanıcı profilleri oluşturmak veya benzer pazarlama amaçları için kullanıcıyı bir web sitesinde veya birkaç web sitesinde izlemek için gereklidir.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
Tercihleri görüntüle
  • {title}
  • {title}
  • {title}