Novel Alem Novel Alem
  • Novel Listesi
  • A-Z Liste
  • Bitmiş Noveller
  • Discord
Gelişmiş
Giriş Yap Kayıt Ol
  • Novel Listesi
  • A-Z Liste
  • Bitmiş Noveller
  • Discord
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol

Bölüm - 210

  1. Ana Sayfa
  2. Zengin Olarak Yeniden Doğmak
  3. Bölüm 210
Önceki Sonraki

[209] Çok Katmanlı Oyun 1

"Ben neden Sunyang Kart'ın batmasını engelleyeyim ki? 1 trilyon wonun üzerinde büyük bir parayı harcayıp o kadarcık komisyon alan bir şirketi kurtarmak yerine, grubun yüzde 7 hissesine sahip olmak çok daha kârlı değil mi?"

Jin Dong-gi söyleyecek bir şey bulamadı. Grubu yutmak amaçsa, yüz kat daha iyi bir yöntemdi.

"Şaşırdığını görmek de uzun zaman olmuştu doğrusu. Senin halini görünce doğru seçimi yaptığım kesinleşti galiba?"

Kendisine doğru sırıtan ağabeyine bakarak toparlandı.

"Vay canına, ne korkunç bir herif."

"Herif mi? Bana söylemiyorsun herhalde?"

"Ben öz ağabeyime küfür edecek kadar terbiyesiz biri değilim. Do-jun'dan bahsediyorum."

"Do-jun mu?"

"Evet. Bana büyük bir ipucu verdi de."

Sakinliğini yeniden kazanan Jin Dong-gi de gülümsedi.

"Sadece Do-jun'un hisseleri satıp savacağını düşünme. Ben de grubun hisselerini tamamen satabilirim."

"Puhahaha. Sen mi hisse satacaksın?"

Başkan Yardımcısı Jin Young-gi gülmeyi bırakmadan elini kaldırıp portreyi işaret etti.

"Şu portrenin altındaki koltuk, ondan vazgeçeceksin öyle mi? Sen mi?"

"Sürünerek bile ulaşamayacak gibiysen vazgeçmen gerekir."

"Bari biraz olsun mantıklı bir sebep söyle de para iste. Dört uzvu da kesilse o koltuğa sürünerek gidecek bir adam neymiş de..."

"Ağabeyimin henüz bilmediği bir şey var."

"Yeter."

"İnsanlarda olumluluktan çok olumsuzluğun gücü daha fazladır. Benim o koltuğa oturma isteğimden çok, başkasının o koltuğa oturmamasını istemem daha büyük. Sahip olduğum tüm hisseleri satarsam, Sunyang Grubu'nun başkanlık koltuğuna kimse oturamaz. Bağlı şirketler üzerindeki kontrol ortadan kalkarsa, Sunyang dağılır ve başkanlık makamı da yok olur."

Bu müthiş bir çıkıştı ama Başkan Yardımcısı Jin Young-gi hâlâ sadece gülüyordu.

Çünkü kardeşinin Sunyang'ı asla terk edemeyeceğini herkesten iyi biliyordu.

"O zaman öyle yap."

Jin Young-gi kanepeden kalktı.

"Sen burada başkanlık odasında güzelce dinlenip git. Zaten bir daha bu odaya girmen gerekmeyecek. Haha."

Gülerek başkanlık odasından çıkan Jin Young-gi'nin arkasından bakan Jin Dong-gi dişlerini sıktı.

Jin Do-jun'un "tehditler sözle yapılmaz" sözü aklına geldi.

* * *

"Aynı binada olmamıza rağmen yüzünü görmek ne zormuş. Neyin var senin de bu kadar meşgul?"

"Üzgünüm, amca. Ben ziyaret etmeliydim ama..."

"Tamam. İçinden gelmeyen lafları bırak da otur hadi."

Başkan Yardımcısı Jin Young-gi'nin yüzünü görünce, benden bir şeyler rica edeceği belliydi. Pek sık göstermediği o parlak gülümseme bunun kanıtıydı.

"Seni neden çağırdığımı anlamışsındır, değil mi? Durum biraz ciddi şimdi."

"Evet. Kart krizi yüzünden değil mi?"

"Bir günde hallederim diye büyük laflar etmiştin, ama şimdi 3 gündür nakit avans durdu. Zaten çoğu üye işyeri Sunyang Kart'ı reddediyor. Ama senin amcan iki eli bağlı bekliyor."

"Evet. Her gün haberlere konu oluyor... Hatta bazı medya kuruluşları kasten iflas şüphesinden bahsediyor."

"İflas da neymiş, öyle bir adam olmadığını sen de biliyorsun."

"Ben olsam iflas ettiririm."

"Ne?"

"Ben Sunyang Kart'ı devrederken, grubun hisselerini tamamen çıkarıp vermiştim. Sunyang Kart tamamen ayrılmış, bağımsız bir şirkettir. Kart şirketi insan ve paradan ibaret bir şirket; ortadan kalksa bile ağır sanayi bölümündeki bağlı şirketlere hiçbir etkisi olmaz. Tüm o kirli tozu havalandırdıktan sonra iflas işlemi yaparsak, eski kirleri bile temizleriz, ne kadar güzel değil mi?"

Başkan Yardımcısı Jin Young-gi söylediklerimi kulak arkası etti.

"Sen olsan öyle yaparsın. Ama Dong-gi yapamaz. Sunyang isminin ağırlığı seninkinden niteliksel olarak farklı. Bağlı şirketleri öyle kolay kolay bırakmaz."

"Gerçekten böyle mi inanıyorsunuz?"

"Elbette."

"O zaman Sunyang Kart hisselerini toplayın."

"Ne? Bu da ne demek?"

"Şu an Sunyang Kart'ın hisse senedi fiyatı her gün taban yapıyor. Yakında bir paçavra olacak gibi. Eğer iflas etmez ve tekrar normalleşirse, büyük bir kâr elde etmez misiniz?"

Anlık bir şaşkınlık ifadesi belirdi.

"Amca, şimdi tereddüt ettiniz, değil mi? İşte gerçek düşünceniz bu. Siz de aslında Sunyang Kart'ın iflas edebileceğinden endişeleniyorsunuz."

"Hım..."

Başkan Yardımcısı Jin Young-gi bir kez öksürdükten sonra yavaşça konuyu değiştirdi.

"Kart meselesini biraz daha izleyip karar verelim. Ondan ziyade seni çağırmamın başka bir sebebi var."

"Buyurun."

"Senin kart şirketini Dong-gi'ye devredip teminat olarak aldığın hisseleri ben satın alsam diyorum... Ne dersin?"

Sonunda bu laf da çıktı. Şimdilik erteleyeyim...

"Henüz bir şey söyleyemem. Vadesi haziran sonunda. İki ay sonra tamamını geri ödeyebilirim."

"Öyle bir şey olmaz. Benim param olmazsa Dong-gi bu krizden çıkamaz."

"Hisseleri teminat göstererek finans sektöründen bir şekilde bulabilirler. Ticari nezaket gereği o zamana kadar beklemeliyiz."

Böylece kesinleşti.

Başkan Yardımcısı Jin Young-gi'nin Sunyang Kart'ın karanlık geleceğiyle ilgisi yoktu. Sadece Sunyang ismine leke sürülmemesini istiyordu. Benim elimdeki teminatı, onu istiyordu.

Başkan Yardımcısı Jin Dong-gi sadece teminatı geri almak istiyordu. Şu an baş ağrıtan kart şirketini normalleştirmek için uğraşmaya niyeti yoktu. Sadece iflastan kaçınıp varlığını sürdürse tatmin olacaktı.

En başından beri, kart şirketini devralmadan önceki durumuna, tam da o zamana dönmek istediği belliydi.

Ben ikisini de istiyorum.

Başkan Yardımcısı Jin Young-gi bana dikkatle bakarak konuştu.

"Borç senedi ne kadardı?"

"800 milyar won."

"İki katını veririm. O borç senedini bana sat."

"Ne?"

"Sen bu işin uzmanı değil misin? Borç senetleri de bir maldır. Her zaman alınıp satılabilir değil mi?"

"Öyle ama..."

Tuzağa düştü.

"Hisse satın almak istemiyorum, borç senedi almak istiyorum. Eğer Dong-gi o parayı öderse, ben 800 milyar won zarar ederim. Sen de kesinlikle kârlı çıkarsın. Değil mi?"

"Hesapta öyle."

"O zaman ne diye tereddüt ediyorsun? Yoksa Sunyang Grubu'nun kontrol hisselerini ele geçirip bu amcanı devirerek başkan mı olmak istiyorsun?"

Gerçekten de lafı dolandırmayan bir adam.

Borç senediyle içimdeki niyeti bile teyit etmeye çalışıyor.

"Olacak şey mi? Birkaç finans şirketi bile almak ağır geliyor bana."

"O zaman hemen devret. Borç senedi işiyle iki kat kazan. Tereddüt etmek için bir sebep yok, değil mi?"

Bir nefes alacak kadar kısa bir sürede planı ve hesaplamayı bitirmem gerekiyordu. Yarısını tahmin etmiştim ama hisse senedi elde etmek için bir yan kuruluşu bile gözden çıkaracak kadar cesur olacağını beklemiyordum...

Ama ben bir dahi değildim. Bir nefes alırken aklıma gelen tek şey daha fazla zaman kazanmaktı.

"Bir gün düşünmek için zaman verir misiniz?"

"Yarın benimle buluşup reddetmeyi düşünüyorsan şimdi yap. Böylece senin o karanlık niyetini bir gün bile olsa daha erken öğrenmiş olurum."

Açıkça gösterilen düşmanlık, bundan da kaçınmalıyım.

"Amca, nasıl da böyle korkutucu şeyler söylersiniz... Olumlu bir yanıt vermek için sözleşme koşullarını araştırmam biraz zaman alacak da ondan."

"Gerçekten mi? Bir günden fazla sürerse, senin başka niyetlerin olduğunu düşüneceğim."

Böyle bastıran hali büyükbabasının kopyası.

"Öyle bir şey olmayacak."

Mümkün olduğunca nazikçe yanıtladım.

Şimdilik bu adamla ters düşmemeliyim.

* * *

"Finansal Denetim Komisyonu Başkanı ile görüşmek istiyorum. Sunyang Grubu'nun finans bölümünden sorumlu biri olarak, baş başa görüşebilirim, değil mi?"

"B-birdenbire neden böyle diyorsunuz?"

Başkan Yardımcısı Jang Do-hyung, isteğim karşısında şaşırmış olacak ki kekelemeye başladı.

"Sebebini sormayın. Ona bu akşam yemeği yemek istediğimi iletin. Bir de, endişelerini benim çözebileceğimi de üstü kapalı söyleyin."

"A, anladım. Hemen iletişime geçeceğim."

"Hayır, iletişime geçmek değil, randevu ayarlayın. Mutlaka!"

Bağırdığımı gören Jang Do-hyung yutkundu. Ne kadar acil ve önemli olduğunu anlamıştı.

"Tamam. Akşam yemeği vaktinizi boşaltın."

Jang Do-hyung cep telefonunu çıkarıp odadan çıktı.

Büyükbabamın bir telefon görüşmesiyle halledebileceği bir şeydi. Ama her zaman ihtiyaç duyduğumda ona güvenemezdim. Başkan değillerse, onlarla bizzat iletişime geçmeliyim.

Onların da isteğimi reddetmeleri zor olurdu. En azından ben Sunyang Grubu'nun başkanı Jin Yang-cheol'un arkasındaki gücü taşıyorum.

* * *

"Aceleyle haber vermeme rağmen geldiğiniz için teşekkür ederim."

Sessiz bir Japon restoranının özel odasında kapıyı açıp giren iki kişiye başımı eğdim. Komisyon Başkanı ve Daire Başkanı birlikte girdiler.

Haberlerde yüzünü gösteren Politikalar 1. Daire Başkanı'ydı.

"Sorun çözümüne yardım edeceğinizi söyleyince gelmemek olur mu? Beklentilerim yüksek."

Eğer boş laflar edersem hemen kalkıp gideceğini kastediyordu.

"Şu an ülkemizde en meşgul iki kişisiniz, o yüzden hemen konuya girebilir miyim?"

Yemek gelmeden hemen söyledim. Benim zamanım o iki kişininkinden daha kısıtlıydı.

"Elbette. Aksine ben ilk rica etmek isteyen bendim."

1. Daire Başkanı memnuniyetle başını salladı.

"Sunyang Kart hakkında ne düşünüyorsunuz?"

"Acaba Başkan Yardımcısı Jin Dong-gi'nin bir elçisi misiniz?"

Komisyon Başkanı şüpheci bir bakışla sordu.

"Hayır."

"O zaman sözlerimi iletin. Sunyang Kart bu kadar harap olmadı. Aksine diğer kart şirketlerine göre daha sağlam. Hemen 400 milyar won civarında bir yatırım yapılırsa acil durum söner. Ama hizmetleri durdurması hükümete karşı açık bir tehdit gibi duruyor."

"1 trilyon won bile verilse hayatta kalması zor olan kart şirketleri var. Onlar bile kendi kendine yardım tedbirleri bulmak için çabalarken, Sunyang Kart tamamen ellerini bırakmış, hiçbir şey yapmıyor gibi, değil mi? Sunyang Grubu'nun nakit gücüyle bir kerede çözülebileceğini çok iyi biliyorum."

İkisi de hoşnutsuz ifadelerini gizlemiyordu.

"Hükümete tehdit derken neyi kastediyorsunuz?"

"Bilmiyor musunuz? Kamu fonu desteği talep ediyorlar, değil mi?"

Memur oldukları için mi aceba, bilgiler yavaş geliyor.

Aile içi kavganın tüm hızıyla devam ettiğini hiç mi fark etmemişlerdi?

"Sunyang Kart başlangıçta doğrudan Jin Do-jun Bey'e, yani size ait olduğu için zaman ayırdık. Başkan Yardımcısı Jin'in tam olarak ne istediği ne?"

1. Daire Başkanı'nın açık sözlü sorusu, bu adam... Belli ki çok sinirlenmişti.

"Başkan Yardımcısı Jin Dong-gi'nin ne istediğini ben de bilmiyorum."

"Ne? Şimdi bizimle şaka mı yapıyorsunuz?"

"Hayır. Ben onun beynine girip çıkmadım ki nasıl bileyim? Ama ben ne istediğimi tam olarak söyleyebilirim."

"B-bu adam...!"

1. Daire Başkanı hiddetlenmek üzereyken Komisyon Başkanı ona bakıp dudaklarını hafifçe ısırdı.

"Söyleyin bakalım. Dinleyelim."

Sakin Komisyon Başkanı'na dönerek konuşmaya başladım.

"Sunyang Kart kullanımını yasaklayın lütfen. Zaten pratikte kullanılamaz bir kart değil mi? İşlem yasağı kararı yeterli olacaktır."

"Ne, ne dediniz?"

"Evet. Kart sektöründe ilk kez iflas edecek."

"Şimdi yangına körükle mi gideceksin? Zaten tüm kart sektörü..."

"Sonuna kadar dinle. Sus."

Komisyon Başkanı'nın sert sözleri üzerine 1. Daire Başkanı hemen sustu.

"Yeni bir hükümet kuruldu, henüz iş dünyasının liderleriyle Çongvada'da akşam yemeği bile yiyemediniz, böyle bir durumla karşılaşınca biraz şaşırmış olmalısınız. Bu yüzden şimdi iş dünyasına yapılacak baskının şiddetini tartışıyor olmalısınız... Dürüst olmak gerekirse, chaebollar kolay kolay gözlerini bile kırpmazlar."

1. Daire Başkanı sadece gözlerini kırptı, Komisyon Başkanı ise hafifçe gülümsedi. Bir chaebol varisinin ağzından üstü kapalı chaebol eleştirisi gelmesi ilginç gelmiş olmalıydı.

"Sunyang Kart'a getirilecek işlem yasağı kararı, yeni hükümetin güçlü bir mesajı olacaktır. Bu kadar süper güçlü bir yaptırım karşısında chaebollar da 'Aman Allah'ım!' derler, değil mi? Kendi kendine yardım tedbirlerini daha hızlı ve etkili bir şekilde uygulayacaklardır."

"Öyle olursa Sunyang Kart iflas eder. Kendi kendine yardım tedbirleri falan, artık hiçbir fırsatı kalmaz. Sunyang Kart'ın iflasının şokunun çok büyük olacağını bilmelisiniz."

Komisyon Başkanı niyetimi okumaya çalışır gibi yüz ifademi dikkatle inceledi.

"O şoku, ben tamamen üstlenirim. Ne dersiniz?"

Parlak bir gülümsemeyle ikisinin de ifadelerini inceledim.

Önceki Sonraki
  • Novel Listesi
  • DMCA
  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Discord

© 2026 Novel Alem Tüm Hakları Saklıdır.

Novel Alem
Onayı Yönet
En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.
Fonksiyonel Her zaman aktif
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından açıkça talep edilen belirli bir hizmetin kullanılmasını sağlamak veya bir elektronik iletişim ağı üzerinden bir iletişimin iletimini gerçekleştirmek amacıyla meşru bir amaç için kesinlikle gereklidir.
Tercihler
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından talep edilmeyen tercihlerin saklanmasının meşru amacı için gereklidir.
İstatistik
Sadece istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Sadece anonim istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Mahkeme celbi, İnternet Hizmet Sağlayıcınızın gönüllü uyumu veya üçüncü bir taraftan ek kayıtlar olmadan, yalnızca bu amaçla saklanan veya alınan bilgiler genellikle kimliğinizi belirlemek için kullanılamaz.
Pazarlama
Teknik depolama veya erişim, reklam göndermek için kullanıcı profilleri oluşturmak veya benzer pazarlama amaçları için kullanıcıyı bir web sitesinde veya birkaç web sitesinde izlemek için gereklidir.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
Tercihleri görüntüle
  • {title}
  • {title}
  • {title}