Başlıksız Bölüm
**İhanetten Sonra Coin Jackpot (227)**
**Rakip**
Başkası değil, özellikle de Dr. Lee Ho-yeon'a sonsuz bir güven duymak istiyordum.
Ona ilk yatırım yaptığımda, tek amacım iyi bir iş çıkarmaktı.
Sonuç K-aşısıydı.
Earth Resource'un başarısının sırrı olarak Source Coin’i gösteren çok kişi olsa da, ABD Koronavirüs nedeniyle krize girdiğinde K-aşısı ortaya çıktı.
Amerikan medyası K-aşısından bahsetti ve beni göklere çıkardı.
Tipik bir kahraman yaratma hikayesiydi desek yeridir.
*‘Aslında bu niyetle yatırım yapmamıştım.’*
Dünya çapındaki, özellikle ABD’deki popülerliğim ve işimin başarısında K-aşısı yatırımı etkili oldu.
Korona döneminin sonuna geliniyor olsa bile, hatta bu yatırımın zarar etme ihtimali yüksek olsa bile, Dr. Lee Ho-yeon’a sonuna kadar güvenmem için yeterli bir sebep bu.
—Lee Ho-yeon: O halde on farklı aşıdan 30 milyon doz üretelim. Tedavi ilaçlarından ise 3 milyon adet gerekeceğini düşünüyorum.
Dr. Lee Ho-yeon’un anlattıklarını dinledim.
Toplam 300 milyon aşı ve 30 milyon tedavi ilacı.
Kabaca üretim maliyetinin 1 milyar dolar (yaklaşık 3.25 trilyon Won) olacağı hesaplandı.
—Kim Sin: Bu yeterli mi?
—Lee Ho-yeon: Efendim?
—Kim Sin: Para sıkıntısını dert etmeyin. Bana sadece yeterli stoğun bu olup olmadığını söyleyin.
Kısa bir süre sonra cevap geldi.
—Lee Ho-yeon: Aşılardan 50 milyon, tedavi ilaçlarından ise 8 milyon adet üretirsek iyi olur.
—Kim Sin: Tamam, öyle yapalım.
Kore’de yatırım yaptığım şirket.
Leon’s şirketinin CEO’su Yu Seok-tae’ye durumu aktardım.
—CEO Yu Seok-tae: Elbette, biz üretebiliriz. 500 milyon adet olması harika olur, keyifle yaparız. Gerçi tedavi ilaçlarını Iseong ya da DK’ya bırakmak daha iyi olabilir.
—Kim Sin: O zaman size zahmet.
—CEO Yu Seok-tae: Ama illa paketlememiz gerekmiyor, değil mi?
—Kim Sin: Nasıl yani?
—CEO Yu Seok-tae: Zaten kullanmaya gerek kalmama ihtimali var. Paketleme yapmadan, yani aşıyı büyük hacimli konsantre olarak saklarsak, üretim maliyetini düşürüp depolama masrafını da azaltabiliriz.
Maliyetin yarı yarıya düşeceğini söyledi.
Dr. Lee Ho-yeon’a durumu ilettim.
—Lee Ho-yeon: Bana kalırsa da önceden paketlemeye gerek kalmayacak.
Böylece aşı ve tedavi ilaçlarının üretimine başlanmasını sağladım.
***
New York’taki penthouse’umda kalırken, röportaj talepleri yağıyordu.
“Ağabey, ABC, NBC, CBS, FOX, PBS. ABD’nin beş büyük yayın kuruluşu bir yana, yerel kanallar, *USA Today*, *Wall Street Journal* gibi gazetelerden inanılmaz miktarda röportaj talebi geliyor.”
“Neden?”
“Çünkü sen ABD’nin yıldızısın. Ev satın alman bile birçok açıdan gündem oldu.”
New York’taki penthouse, medyada büyük yankı uyandırmıştı.
Sadece Kore’de değil, dünyanın her yerinde emlak her zaman ilgi çekiyordu.
“Üstelik gazetecilerle görüştüğümde, ağabeyin yarı iletken ve otomotiv sektörlerine yatırım yapmaya devam edip etmeyeceğini merak ediyorlar. Intel veya AMD’yi satın alma meseleleri de var.”
“Öyle tabii.”
Medyayla röportajlardan mümkün olduğunca kaçınmamın sebebi basitti.
*‘Durduk yere bir şey yapacağıma dair söz verirsem, bu ayağıma bağ olur.’*
Medyada, daha sonra sürekli eleştirileceği bir ortam yaratmamak için her sözü iki, hatta üç kez düşünüp söylemeliydi.
Gerçi politikacılarla atışırken hiç böyle bir lüksü olmuyordu.
Sanki farkında olmadan sinirlenip hemen ağzına geleni söylüyordu.
IT sektöründe genel olarak bir buzul çağı başlıyordu.
Çin’deki karantina beklediğimizden uzun sürünce Tesla’nın üretiminde ciddi aksamalar yaşandı.
Faizler yükselirken, otomobil satışları da düşüş eğilimindeydi.